Hacamat Hakkında Kıssalar

Muhaddislerden biri bu hadisin sıhhat derecesinden şüphe etmiş, denemek için cumartesi günü kan aldırmış,aradan çok geçmeden baras hastalığına yakalanmış.

Hangi doktora baş vurdu ise çare bulamamış,sonunda vücudu kokmaya başlayıp, insanlar arasına çıkamaz olmuş.
Bir gün tam bir ihlas ve huşu içinde bu hastalıktan kurtulmak için Allah'a (c.c) dua etmiş.
Rüyasında Peygamber efendimiz (s.a.v) görünce mübarek ayaklarına kapanmış ve durumunu anlatmış.
Peygamber Efendimiz (s.a.v):
Niçin cumartesi günü hacamat oldun, sen benim hadisimi duymadın mı? diye azarlamış.
O zat ya rasulallah hadisinizin sıhhat derecesini anlayamadım, özür dilerim.
Efendimiz (s.a.v)
İhtiyatlı davranmalıydın ve cumartesi günü hacamat olmamalıydın, buyurarak mübarek elleriyle o kimsenin yaralı vücudunu sıvazlamış, adam uyanınca yaralarının iyileştiğini ve hiç bir şeyi kalmadığını görmüş.
 
 
Asrı saadetten Abdullah b. Zübeyr (r.a) şöyle bir hatırasını anlatıyor.
Birgün Rasulullah Efendimiz kan aldırmıştı. Kan alma işi bittikten sonra, hacamat kanını bana vererek:
-Abdullah! Şu kanı al, kimsenin görmeyeceği bir yere götür, toprağa göm! buyurdular.
Ben de alıp götürdüm bir köşede içtim.
Geriye döndüğümde: Kanı ne yaptın diye sordular. Zira Cebrail durumu kendilerine ihbar etmişti.
Kimsenin görmeyeceği şekilde kaybettim dedim. İçmişe benziyorsun dediklerinde; Sizin kanınıza cehennem ateşinin dokunmayacağını bildiğim için, içtim dedim.
Tebessümle başımı okşayarak: ''Vay senin insanlardan çekeceğine ve vay insanların senden çekeceklerine'' buyurdular.
Copyright © 2011   Hacamat.gen.tr    Designed by  www.incekalem.com